Nörolojik ve Psikiyatrik Hastalıklarda Başarılı Bilim İnsanı Prof. Dr. Şermin GENÇ

2.098

Başarılı Bilim İnsanı Prof. Dr. Şermin Genç

Nörolojik ve psikiyatrik hastalıkların teşhis ve tedavi yöntemleri üzerinde 25 yıldır araştırmalarını sürdüren Türk bilim insanı Prof. Dr. Şermin Genç, çalışmalarıyla 16 prestijli ödülün de sahibi oldu. Araştırma yaptığı alanlara yön veren Genç, çalışmalarını 2014 yılında Dokuz Eylül Üniversitesi bünyesinde kurulan İzmir Biyotıp ve Genom Enstitüsü’nde (İBG-İzmir) kendi adını taşıyan laboratuvarında sürdürüyor.

Dokuz Eylül Üniversitesinde 1993 yılında nöroloji ana bilim dalında uzmanlık eğitimine başlayan,  nörolojik ve psikiyatrik hastaların teşhis ve tedavi yöntemlerini geliştirmek için araştırmalarını sürdüren Prof. Dr. Şermin Genç, İBG-İzmir’de bulunan laboratuvarında çalışmalarını anlattı. ABD’de 1 yıl nörolojik hastalıkların genetiği ve patolojisi üzerine çalışmalar yaptığını belirten Genç, Türkiye’ye döndükten sonra da tıbbi biyoloji ve genetik alanına yoğunlaştığını kaydetti.

Meslek hayatı boyunca nörolojik ve psikiyatrik hastalıkların mekanizmalarını anlamaya çalıştığını anlatan Prof. Dr. Genç, nörolojik hastalıklarının birçoğunun kesin tedavisinin mümkün olmadığını, bu nedenle yeni ilaç moleküllerinin geliştirilmesi ya da başka hastalıklarda kullanılan ilaçların bu hastalıklarda da kullanımını sağlamaya yönelik çalışmalarda bulunduğunu ifade etti. Genç, bu çalışmalarının TÜBİTAK’tan Türkiye Bilimler Akademisine, Beyin Araştırmaları Derneğinden Eczacıbaşı’na farklı kurumlarca 16 kez ödüle layık görüldüğünü aktardı.

NÖROLOJİK VE PSİKİYATRİK HASTALIKLAR

Dünya’da sağlık sorunları içinde kanserin ilk sıralarda yer aldığını belirten Prof. Dr. Şermin Genç, “ Bu nedenle araştırmalar bu alanda odaklanmış durumda. Özellikle nörolojik ve psikiyatrik hastalıklar ilerleyen yaşla birlikte hem kişisel olarak hem de toplum sağlığı açısından ciddi bir sorun olarak karşımızda bulunmakta. Türkiye’de bu alanlarda doktora eğitimi veren çeşitli merkezlerimiz var. Dokuz Eylül Üniversitesi’nde sinir bilimleri alanında doktora eğitim veriliyor. Biz aslında hastalıkların mekanizmasını anlamaya çalışırken, ayırıcı tanısını yapamadığımız nörolojik hastalıkların teşhisini kolaylaştırıcı testler geliştirmeye çalışıyoruz. Nörolojik hastalıkların kesin tedavileri yok. Bunlara yönelik değişik çalışmalar yürütülüyor. Alzheimer hastalığı için aşı çalışmaları halen devam etmekte. Onun için aday ilaç moleküllerinin geliştirilmesi gerekiyor. Hem tanı, hem tedavi, hem de hastalığı tanımaya yönelik işlemler bizim ekibimizin ana çalışma alanını oluşturuyor” diye konuştu.

DÜNYAYI TANISINLAR GERİ GELSİNLER

Öğrencilerini seçerken kendisiyle staj yapmalarını şart koştuğunu anlatan Genç, öğrenci ve kendisi için çok faydalı bir değerlendirme yöntemi olduğunu belirterek, “Staj yapmadan laboratuvara kabul ettiğim öğrenciler de oluyor. Bunlar da mezun olduğu okullar ve kendi motivasyonları benim kabulümde önemli kriterler. Bizim nesil onlar için birer yol gösterici ve kılavuz. Rol model olmak da benim için çok önemli. Güney Kore’den tutun da Almanya’ya kadar giden öğrencilerim var. Onların başarısı benim için gurur ve mutluluk kaynağı. Biz onları yurt dışından tekrar transfer etmek istiyoruz. Dünyayı tanısınlar, dünyadaki araştırmaları öğrensinler ve geri gelsinler istiyoruz” dedi.

Prof. Dr. Şermin Genç, akademik yaşamının geldiği noktada Dokuz Eylül Üniversitesi’nin etkisinin büyük olduğunu belirterek, burada çalışmalarını sürdürmenin kendisi için ayrı bir gurur kaynağı olduğunu da iletti.

İlgili Yazılar