PROF. DR. ERCAN AKPINAR;  “DELİKANLILIĞIN KİTABINI KADINLAR YAZSIN”

1.737

Dokuz Eylül Üniversitesi örnek bir projeye daha imza attı. Geçtiğimiz Ekim ayında Dokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ) ile Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürlüğü arasında imzalanan Eğitim ve İşbirliği Protokolü kapsamında ‘Şiddet ve Şiddetle Mücadele Mekanizmaları’ konulu eğitim programının ilki Buca Eğitim Fakültesi’nde gerçekleşti. Etkinlikte konuşan DEÜ Buca Eğitim Fakültesi Dekan Vekili Prof. Dr. Ercan Akpınar “Delikanlılığın kitabını kadınlar yazsın, erkeklere örnek olsun. Cinsiyet ayrımcılığı konusunda bilgilenelim” dedi.

Dokuz Eylül Üniversitesi Kadın Sorunları Araştırma ve Uygulama Merkezi (DEKAUM) koordinatörlüğünde yürütülen proje kapsamında akademisyen ve öğrencilere, toplumsal cinsiyet eşitliği,  6284 sayılı kanun, İstanbul Sözleşmesi, ŞÖNİM’ler, Kadın Konuk Evleri ve Kadın Danışma Merkezleri gibi şiddetle mücadele mekanizmaları anlatıldı. Üniversitenin Eğitim, Hemşirelik, Hukuk, Tıp Fakülteleri ile Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Yüksek Okulu’nun son sınıf öğrencileri ve öğretim elemanlarını kapsayan proje ile pilot uygulamaya başlanmış oldu.

DEKAUM Müdürü Doç. Dr. Özlem Belkıs, DEKAUM Yönetim Kurulu Üyesi ve Cinsel Taciz ve Cinsel Saldırıya Karşı Destek Birimi Koordinatörü Prof. Dr. Diğdem Siyez, Genel Sekreter Yardımcı Kamil Koçak, İzmir ŞÖNİM Müdürü Gülsen Özkan’ın hazır bulunduğu programın açılışında konuşan Buca Eğitim Fakültesi Dekan Vekili Prof. Dr. Ercan Akpınar, kadına yönelik şiddet ve cinsiyet ayrımcılığının çözülmesi gereken bir sorun olduğunu ifade etti. Prof. Dr. Akpınar, “Delikanlılığın kitabını kadınlar yazsın, erkeklere örnek olsun. Cinsiyet ayrımcılığı konusunda bilgilenelim” dedi.

UMUTSUZLUĞA KAPILMAYIN

Toplumsal cinsiyete dayalı ayrımcılığa çözüm bulmanın çok kolay olmadığını anlatan DEKAUM Müdürü Doç. Dr. Özlem Belkıs, uluslararası sözleşmelerin şiddetin önlenmesi için temel yaptırımlar olduğunu kaydederek, “Birleşmiş Milletlerin ekonomik ve sosyal konseyi olan ECOSOC’ten, toplumsal cinsiyet ayrımcılığının ana akım politikalara dâhil edilmesi yönünde tavsiye kararı çıktı. 2014 yılında Avrupa Birliği ülkelerini kapsayan İstanbul Sözleşmesi imzalandı. 6284 sayılı kanun çerçevesinde kadına yönelik şiddeti engellemek için YÖK çalıştaylar, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı ulusal ve yerel eylem planları ile çeşitli projeler geliştirdi. Kadına şiddet konusunda umutsuzluğu kapılıp,  ‘hiçbir şey yapılmıyor’ diye kenara çekilmemek gerekir. Aslında bir mücadele mekanizması var. Bazen bu problemi kendimiz çözeriz, bazen de şiddete uğrayanlar için mücadele mekanizmalarını öğreniriz gerektiğinde kullanırız. Bilirsek, bu mücadele mekanizmalarını çok daha rahat harekete geçirebiliriz” dedi.

MİLYONLARCA KADIN ETKİLENİYOR

Şiddet Önleme ve İzleme Merkezleri (ŞÖNİM) Sosyal Hizmet Uzmanı Cevriye Adıgüzel ise dünyada her 1.4 milyon kadının şiddet nedeniyle hayatının kaybettiği belirterek, şiddetin en çok kadınlara, çocuklara, yaşlılara, engellilere, göçmenlere, evsizlere ve mültecilere yöneltildiğini açıkladı. Adıgüzel, dünyada her 3 kadından 1’i fiziksel ve cinsel şiddete maruz kaldığın kaydederek, “Dünya çapında kadın cinayetlerinin yüzde 38’i kadınların eşi ya da birlikte yaşadığı kişiler tarafından işlenmektedir. Türkiye’de her 10 kadından 3’ü fiziksel şiddet görmektedir” dedi. Kadına yönelik şiddet olgusunun sadece kadın değil aynı zamanda toplumsal bir sorun olduğunun altını çizen ŞÖNİM Psikoloğu Duygu Çelebi, kadına yönelik şiddetle mücadelenin başında ŞÖNİM, İlk Kabul Birimleri ve Kadın Konukevleri, Aile Sosyal Politikalar İl Müdürlükleri ve Sosyal Hizmet Merkezleri ile ALO 183 hattının geldiğini aktardı.

İlgili Yazılar